Ana Sayfa Referanslar Haberler İnsan Kaynakları Destek Hattı Yardım İletişim

Tarih: 12.05.2008

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Haberler

Yeni Virus: Updater

Yeni Virus: Updater Bugünlerde yeni bir virüs dalgasının başladığını duymadığımız gün yok nerdeyse. En son vuranın adı W32/Updatr@MM veya I-Worm.Updater. Yeni arkakapı, Yeni Kurtçuk veya I-Worm.Imelda olarak da biliniyor. Biz bu yazıda Updater olarak adlandıracağız. Bu kurtçuk ilk olarak 2000 Eylül'ünde kendini gösteren VBS.Update'in bir başka türevi. Bu truva atı da, diğerleri ile aynı yöntemleri kullanıyor. Kullanıcıya zararsızmış gözüken bir ek gönderiyor. İlk bakışta tanımak çok zor çünkü mail "konu"su olarak çok farklı şeyler kullanılıyor. Sizin için aşağıda bunları 4 gruba topladık;

1 : "Have you ", "You Should ", "Just ", "Why Not you ", "How to ", "Re: ", "Fwd : "
2 : "Check ", "Check out", "Watch out ", "Open ", "Look at "
3 : "this ", "my ", "For this ", "The ", "Subject "
4 : "Report", "Documment", "Quotation", "Transaction", "Bank Account", "WTC Tragedy", "Osama Vs Bush", "Account", "Private Pic", "Picture ", "Program ", "Patch", "Nude pic"

Yani "Konu" bölümünde "Have you Open Documment" ya da "Check out For this Report" görürsünüz. Mailin içinde ise yazılı olanlar belirlidir. Sadece ekli dosyanın adı değişiebilir. Aşağıdakilerden birisi olabilir ; Files.exe install.exe Letter.Doc.exe Picture.exe Picture.jpg.exe Quotation.Doc.exe Readme.exe Setup.EXE Tipik bir updater içeren mailin içinde aşağıdaki bölüm yer alır.

Internet Kullanımı Tüm Zamanların Rekorunu Kırdı

Internet Kullanımı Tüm Zamanların Rekorunu Kırdı.

Nielsen//NetRatings Firması Ekim ayında Amerika'da tüm zamanların en yüksek internet kullanımına ulaşıldığını açıkladı. Buna göre Amerikalıların % 62'si yani 115.2 milyon kişi internet kullanıyor. Bu aynı zamanda internet kullanıcı sayısının geçen yıla nazaran % 15 arttığını gösteriyor.

İnternet ölçümleme firmasına göre, sadece Ekim ayında internet kullanmaya başlayan insan sayısında % 4'lük artış oldu. Bu 2001 içindeki en yüksek aylık artışı gösteriyor.

Eylül ayındaki terörist eylemleri sırasında çoğu kişi haberleri TV yerine internetten izledi. Onların tavsiyeleri ile interneti kullanmayan kişiler de internet'e geldiler.

Netratings'in Analitik Servisler Başkan yardımcısı Sean Kaldor, gelişmeler hakkında şu bilgiyi verdi: "Kötüleşen ekonomik koşullara rağmen kullanıcı sayısının artması, internetin kabul edilir bir medya olduğunun işareti. Eğer terslik olmaz ise yaklaşan tatilde e-ticaret satışlarının da çok olacağını düşünebiliriz.

Geçen yıl bu zamanlar, yani, Ekim ile ARalık ayları arasında web kullanımı % 8 artış göstermişti. Eğer internet kullanımı aynı düzeyde devam ederse, bu rakamların bu yılda korunacağını öngörebiliriz."

Neilsen//NetRatings, Ekim itibariyle tüm Amerikalıların % 62'sinin internet erişimi olduğunu söylüyor. Yani her 5 Amerikalıdan 3'ünün internet bağlantısı var. Bu rakam geçen yıl % 57 düzeyindeydi. Bu sayının içinde hem evden hem de işten bağlanan insanlar bulunuyor.

Firma, Ekim ayında kullanıcıların ortalam 19 saatlerini internet başında geçirdiklerini de belirtiyor. Geçen yılın Ekim ayında bu rakam 17.5 saatti. Yani % 9'luk bir artış söz konusu.

Başka bir rakam da bağlanma sayısı ile ilgili. Ekim boyunca ortalam kişi başına 35 bağlantı yapılmış. Bu sayı geçen yıl 33 olan kişi başına bağlantı sayısına göre yüzde 6'lık bir artışı ifade ediyor.

Yazar : Turk.Internet.com

Avrupa Topluluğu OpenSource Dedi

"The Register 'de yayınlanan bir habere göre Avrupa Topluluğu, topluluk üyesi ülkelere e-devlete geçiş sürecinde maliyet efektivitesinin sağlanabilmesi için açık kaynak kodlu yazılım kaynaklarının kullanmasını tavsiye etti.

Ziyaretçinize Seçme Özgürlüğü Vermek

Web Sitelerinde, düzensizliği azaltmak için, sabit bir site tasarımı, belli geçişler ve okuyuculara neler verdiğimizi anlatan bilgilendirmeler yapmalıyız. Okuyuculardan feed back alarak da site dizaynı geliştirilebilir. Stanford Persuasive Technology Lab Amerika ve Avrupa’da yaşayan 1400 kişi üzerinde yaptığı bir çalışmada web sitelerini neyin güvenilir yaptığını araştırdı (Web Credibility). Bu grubun bir bulgusu şöyle; insanlar, tasarımları kötü olan siteleri kullanmaya devam ediyorlar ama bunları amatör bulduklarından güvenilirlik açısından düşük not veriyorlar.

Web sitelerini, verimli hale getirmek için güvenilirliklerini arttırmak gerekiyor. Yani ziyaretçilerin size gelmeleri için onlara nedenler vermeniz gerekiyor. Kimse güvenmediği bir içerikle vakit kaybetmez. Saatchi and Saatchi Başkanı Kevin Roberts müşterilerin güvenilir markalara duygusal olarak bağlandıklarını söylüyor. Tabi bu güveni yaratmanın reklamdan geçtiğini de iddia ediyor. Kevin, "markalarımıza güveni yerleştirmek için Web’in kabiliyetine sahip başka hiçbir ortamın olmadığını da" vurguluyor. Fikirler, Markalar ve mesajlar, uzun süreli etki için hepsinin dokunulabilir bir kaliteyi tutturması gerekiyor. Web Sitesi güvenilir bir içerik veriyorsa bu önemlidir.

20 yıl kadar once, Kırmızı şapkalı müzisyen Devo, bilişim çağında olduğumuzu yüzümüze çarptı. Şarkısında “Seçim Özgürlüğü / Elde ettiğin bu “ yerine “Seçim Özgürlüğü / İstediğin Bu” diye seslendi. Şirketler, doğru seçimleri nasıl vermeleri gerektiğini bilmek zorundalar. Hedef kitleye gereki bilgileri aktarmaları, moda yaratmaları gerekiyor.

Yazar: Mike Sockol

Diyelim ki, bir şişe reçel alacaksınız. Çeşitleri bol olan bir dükkana mı gidersiniz, yoksa beğendiğiniz çeşitlerin olduğu yere mi?

Stanford Üniversitesinden 2 profesör SEÇME ile SATIN ALMA arasındaki ilişkiyi tespit etmek için bir deney yaptılar. Yerel bir süpermarkete 2 masa yerleştirdiler. Birisinde düzinelerce reçel vardı, ikincide ise sadece 6 çeşit. İnsanlar, çok çeşit olan masaya takılıp, saatlerce çeşitleri incelerken, az çeşit olan masanın ilgiyi satın almaya dönüştürmede 3 kat daha verimli olduğu görüldü.

İnsanoğlu, çeşitleri inceliyor ama seçim yapmaktan nefret ediyor. Psikolog Malcolm Gladwell, “The Tipping Point” kitabında, insan beyninin, belli bir zaman içinde işleyebilecekleri bilgi miktarının doğal bir limiti olduğunu söylüyor. Belki bazı insanlar diğerlerinden daha yetenekli ve daha çok olayı bir arada yapabiliyor olabilirler ama araştırmacılar, kısa-zamanlı hafızamızın aynı anda en fazla 6 ya da 7 şeyi yapabildiğini belirlediler. Bu doğal üst limit.

Kendi “kanal kapasite”mizin limitlerine ulaştığımızda, “fazla bilgi” nedeniyle karıştırma tehlikesi ile karşılaşırız. Bu nedenle de otomatik filtreler koymaya, yani neyin daha önemli ve değerli olduğunu belirlemeye yönelik stratejiler geliştiriyoruz.

Online bir yayın olan The Next Big Thing, okuyucularına çeşitli bilgi kaynaklarından gelen bilgileri, nasıl değerlendirdiklerini sordu. Deneyimli web kullanıcılarının, ekranları tanımakta ve okumakta yetenek kazandıkları görüldü. Bu nedenle de neyin enteresan olduğunu çok çabuk ve iyi bir şekilde takip edebildikleri anlaşıldı. Bu çalışma, entellektüel olmayan kullanıcıların elde tutulmasının daha zor olduğunu gösteriyor.

İnternet bizleri herşeye bakmaya ve incelemeye cesaretlendirdi. Normal hayatımızda yapmadığımız şeyleri bile online yapmaya başladık. Bu yeni ortam, kendi web sitemizi oluşturmamız ve istediğimiz herşeyi sunmamız için harika bir fırsat. Ama sitelerin başarısı ya da başarısızlığı, ziyaretçilere sunduğunuz olanakları 2 ayrı yönden kontrol edebilmenize bağlı. Birinci yön, onlara sunduğumuz içerik, bilgi, ilgiyi çekebiliyor mu ? İkinci yön ise tasarım, yani kullanış açısından ziyaretçiler, istediklerine hızlı ve kolay bir şekilde ulaşabiliyorlar mı?

Araştırmalardan ortaya çıkan bir sonuç şöyle; bir yanda pazarlamacılar, potansiyel müşterileri sitelerine yönlendirmeye çalışırken, diğer yanda, eğer bu müşteriler aradıklarını kolayca bulamazlarsa sayfayı hemen terkediyorlar. Sayfanın ne kadar hoş olması önemli değil.

Site inceleyen gazeteciler, sitelerin pek çoğunun kötü tasarlanmıþ olduğunu söylüyorlar. PRWeek'e göre, her 5 gazeteciden 3’ünün sitede anahtar bilgiler bulamazsa siteyi incelemekten vazgeçtiğini söylüyor.

Web Sitelerinde, düzensizliği azaltmak için, sabit bir site tasarımı, belli geçişler ve okuyuculara neler verdiğimizi anlatan bilgilendirmeler yapmalıyız. Okuyuculardan feed back alarak da site dizaynı geliştirilebilir. Stanford Persuasive Technology Lab Amerika ve Avrupa’da yaşayan 1400 kişi üzerinde yaptığı bir çalışmada web sitelerini neyin güvenilir yaptığını araştırdı (Web Credibility). Bu grubun bir bulgusu şöyle; insanlar, tasarımları kötü olan siteleri kullanmaya devam ediyorlar ama bunları amatör bulduklarından güvenilirlik açısından düşük not veriyorlar.

Web sitelerini, verimli hale getirmek için güvenilirliklerini arttırmak gerekiyor. Yani ziyaretçilerin size gelmeleri için onlara nedenler vermeniz gerekiyor. Kimse güvenmediği bir içerikle vakit kaybetmez. Saatchi and Saatchi Başkanı Kevin Roberts müşterilerin güvenilir markalara duygusal olarak bağlandıklarını söylüyor. Tabi bu güveni yaratmanın reklamdan geçtiğini de iddia ediyor. Kevin, "markalarımıza güveni yerleştirmek için Web’in kabiliyetine sahip başka hiçbir ortamın olmadığını da" vurguluyor. Fikirler, Markalar ve mesajlar, uzun süreli etki için hepsinin dokunulabilir bir kaliteyi tutturması gerekiyor. Web Sitesi güvenilir bir içerik veriyorsa bu önemlidir.

20 yıl kadar once, Kırmızı şapkalı müzisyen Devo, bilişim çağında olduğumuzu yüzümüze çarptı. Şarkısında “Seçim Özgürlüğü / Elde ettiğin bu “ yerine “Seçim Özgürlüğü / İstediğin Bu” diye seslendi. Şirketler, doğru seçimleri nasıl vermeleri gerektiğini bilmek zorundalar. Hedef kitleye gereki bilgileri aktarmaları, moda yaratmaları gerekiyor.

Yazar: Mike Sockol